3. Ders – Arş. Gör. Hadi Ensar CEYLAN | İlimlerin Tasnifi ve İslami İlimler Adlandırması

 

 

 

Anadolu İlahiyat Akademisi

Geleceğin Akademisyenlerini Arıyor

Temel İslam Bilimlerine Giriş Dersi Raporu

Arş. Gör. Hadi Ensar Ceylan 

Ön Okuma Metni: Yunus Apaydın, Klasik Fıkıh Usulünün Yapısı ve İşlevi

Konu: Mantık ve Usul

Ders Süresi: 1 saat 30 dakika 

Ders Mevcudu: 18 

Tavsiye Okumalar: 

Fasl’ul-Makal İbn Rüşd, Keşfü’z-Zünun Katip Çelebi, Kocabaş İfadelerin Gramatik Ayrımı, Gazali, Mustesfa

 

Ders ön okuma metninin tahlili ile başladı. Esasında fıkıh usulünün temel varsayımları, fıkıh usulünün işlevini de büyük ölçüde göstermektedir. Baştan beri söylenenlerden hareketle, fıkıh usulünün tarihsel tecrübedeki işlevine ilişkin olarak şu hususların altı çizilebilir:

  1. Anlamların ve hükümlerin dil kuralları ve delillerle buluşturulması ve sistematik bütünlüğün sağlanması. Bu hususa yukarıda genel hatlarıyla işaret edildi.

 

  1. Mevcut anlamların muhafazası: Tarihsel süreçte otaya çıkan ve usulcülerce sistemleştirilen bir çok telakki, anlayış ve teorinin, Hz. Peygamber tarafından ortaya konulduğu, dolayısıyla mevcut olduğu varsayılan anlamın muhafazasına yönelik olduğu veya anlamı muhafaza fikriyle irtibatlı olduğu söylenebilir. Bunlar arasında hadis rivayetine verilen önem ile icma’ teorisi ve nesih teorisi sayılabilir.
  1. A) Hadis rivayetine verilen önem: Raşit halifelerin, bu konuda peygamberden bir şey duyan varsa söylesin diyerek, o konuda Hz. Peygambere isnad edilen bir sözün olup olmadığını araştırmaları ve sonraki dönemlerde “rıhle fı talebi’l-hadis” akımının ortaya çıkması sünnetin, sünnette teşahhus etmiş anlamın korunması açısından önemlidir. Hadis talebinin ve rivayetlerin toplanma işinin, reyin kullanılmasını engelleme veya sınırlama, ortaya çıkmış olabileceği düşünülen bid’atleri ortadan kaldırma gibi düşüncelerle de yakından irtibatı bulunmaktadır. Bizim burada belirtmeye çalıştığımız husus ise, tamamının müstakil birer anlam ve hüküm kaynağı olarak kullanılması amacıyla olmasa bile, “mevcut anlam”ın içlerinde yar alma ihtimali bulunan ve aralarından yukarıdan beri sözü edilen ilkelere uygun olarak seçim yapılabilecek olan bir malzeme olarak hadislerin toplanması işidir.
  2. B) İcma’ teorisi: Mevcut anlamın/hükmün korunmasının en etkili yolu tartışmasız bir biçimde icma’dır. icma’ın anlam ve hüküm ifade etmedeki kuvvetlilik açısından Kitab ve sünnetin dahi önüne geçirilmesi, icma’a dayanılarak bir ayet veya hadisinin zahirinin terkedilmesi veya mensuh sayılması icma’ın ‘mevcut anlamı koruma işleviyle yakından ilişkilidir.

Hatta anlamın mevcut olduğu ve korunması gerektiği düşüncesi, bilginlerin çoğunluğunu, bir dönemdeki, özellikle sahabe dönemindeki ihtilafları bile icma’ kapsamında değerlendirmeye sevketmiştit (ihtilafta icma’). Sadece üzerinde görüş birliği edilen hususların değil, o konuda söyleneceklerin tamamını teşkil ettiği önkabulüyle bir konudaki farklı görüşlerin de icma kapsamına dahil edilmesi, ancak, mevcut anlamı bu farklı görüşlerden birinin temsil etmekte olduğu düşüncesiyle açıklanabilir. icma’a gerek imkan gerek vuku açısından karşı çıkanların yanında, gelenekten ziyade naslara, nasların zahir anlamlarına öncelik vermeyi düşünenierin icma’ı zayıflatma, alanını daraltma teşebbüslerine de rastlanılmaktadır. icma’ı zayıftatma veya kırma teşebbüsünün gerisinde, nassa, özellikle hadisiere alan açma ve onları merkeze yerleştirme amacı yatmaktadır.

icma’ın gerçekleşmesi için “ınkırazu’l-asr”ın (icmaa katılan müçtehitlerin ölmesi) şart koşulması bu zayıftatma ve kırma teşebbüslerinden birisidir. Çünkü ınkırazu’l-asr şartı, bir yönüyle hükmün sabitlenmesini engellemekte, bir yönüyle de korunmuş anlam mantığını veya icma’ın mevcut anlamı koruma işlevini zayıflatmaktadır.

İcma’ın hüccet değeri, icma edilen konuların tesbiti, güvenilir yollarla nakli, sonraki dönemlerde bazen ümmetin tamamının değil, bir kısmının görüş birliğinin, daha açık söylenirse mezhep içi görüş birliğinin icma olarak takdim edilmesi gibi konulardaki tartışmalar, burada anlatılınaya çalışılan ilk üç nesil başta olmak üzere, anlamın mevcut olduğu ve icma’ın mevcut anlamı korumanın en etkili yollarından biri olduğu fikrine aykırı değildir.

  1. C) içinde yer alan bir çok telakki ve teorinin mevcut anlamın muhafazası ile ilgili olması, fıkıh usulünün de bir bütün olarak mevcut anlamı koruma işlevini üstlendiğini söylemeyei de mümkün kılmaktadır. Nitekim Şatıbl’nin fıkıh usulünün şeriatın külli esaslarına raci olduğunu ve fıkıh usulünü korumanın bir anlamda dini korumak anlamına geleceğini ifade etmesi, anlamın muhafazası işlevini genel olarak fıkıh usulüne atfettiği izlenimini vermektedir.
Scroll to Top