Doç. Dr. Cemil KUTLUTÜRK | Diğer Dinlerde İbadet

 

Anadolu İlahiyat Akademisi

Geleceğin Akademisyenlerini Arıyor Projesi

Ders Raporu

2. Sınıflar

Tarih:23 Mart 2024, 17.30
Ders:Diğer Dinlerde İbadet 
Hoca:Doç. Dr. Cemil Kutlutürk
İşleniş:Yüz yüze ve Online 
Özet: Genel çerçeve: Derse başlamadan önce, derste nelerden bahsedeceğinden kısaca bahsedildi. Diğer dinlerde ibadet oruç ibadeti üzerinden karşılaştırılmalı olarak anlatıldı. Diğer dinlerde ibadet mefhumunun ortak noktası olarak bir yaratıcıya inanma güdüsünün varlığına vurgu yapıldı. Diğer kültürlerde ibadetleri incelediğimizde, İslam’ın bizim için en uygun, başı ve sonu belli, herkes için anlaşılabilir olduğu gerçeğini karşılaştırmalı olarak anlatıldı.

Dersin özeti: 

  • İslam’daki ibadet, diğer dinlerdeki ibadet mefhumundan farklı olarak, kültürden kültüre, zamandan zamana, kişiden kişiye göre değişebilen bir olgu değildir.
  • Kendine özgü bir ibadet mefhumu olmayan oluşumlar din olarak adlandırılamaz. Din, kurumsal olarak varlığını, ibadetleriyle var kılar.
  • Yeryüzünde var olan çoğu dinde ortak olan temel ibadetler oruç ve sadakadır.
  • Beşeri olsun, vahiy kaynaklı olsun, tüm dinlerin ibadet özünde kişinin kendisinden üstün tuttuğu kutsal bir varlığa yönelmesi, onun mağfiretini dilemesidir. Her dinde Tanrı tasavvuru yoktur ama ibadet tasavvuru hepsinde vardır.
  • Annemaria Schimmel, kutsalın insanın üstün olanla bir bağlantı kurması demek olduğunu ileri sürerek ibadeti de bu kutsal her ne olursa olsun onunla bir iletişim aracı olarak öne sürdü.
  • İbadetin bir diğer özü, kişinin kendi iç benliğini temizleme çabası ve bu çabanın sonucu olarak maddi olandan sıyrılıp ruhani olana yönelmedir.
  • Kur’an’da oruç, siyam kelimesi ve savm kelimesi geçer.
  • Dünyadaki en kadim dini gelenek Yahudilik ve Hinduizmdir.
  • Yahudiliğin kutsal metni Tanahtır. Hristiyanlar, Tanah’ı kabul ederler ve ona eski ahit derler. Onlar için oruç, Musa’nın yaşadığı tecrübeye dayandırılır. Kırk gün kırk gece Musa’nın oruç tuttuğu geçer lakin Yahudiler bu geleneği yalnızca Musa peygambere atfederek sürdürmemişlerdir. Kur’an’daki ifadeler de bunu doğrular niteliktedir.
  • İncil’de de İsa Mesih kırk gün oruç tutar. Ama orada İsa acıktı ibaresiyle biter. Bu sebeple Hristiyanlar orucu perhiz şeklinde tutarlar ve bunu İsa’ya dayandırırlar. Bu sebeple sıvı içebiliyorlar.
  • Yahudilikte emir olarak geçen tek oruç, onlara göre ilk yılın ilk ayı, nefislerinizi alçaltacaksınız ibaresi olarak orucun tutulması gerektiği geçer. Onuncu güne kadar tutulur yani Yom Kipur’a kadar. Bu kefaret günündeki inanca göre, o yılın tüm kaderi o gün belirlenir. Bu sebeple o günü Yahudiler ibadetle geçirir. Güneş batmadan başlarlar ve güneş batımını aşana kadar yaklaşık 25 saat oruç tutup cinsellikten uzak dururlar.
  • Bu 10 günde maddiyattan uzaklaşırlar ve maneviyata yönelirler.
  • Sufi literatürde kırk gün uzlet hayatını aslında Yahudi geleneğinden alır.
  • Çile de Arapçada kırk demek, bu sebeple kırk gün meselesi önemlidir.
  • Yahudilikte bir başka oruç da ilk mabetlerinin yıkıldığı Süleyman Mabedinin yası için tutulan oruçtur.
  • Hristiyanlığa göre Yahudiliğin oruç ibadetine eleştiri vardır. Matta’da diyor ki, oruçluyken kızgınlık ya da yorgunluk belirtisi gösterme, canlı ve diri ol. Bu da önceki Yahudilere bir atıftır.
  • Hristiyanlara göre, oruç, insanın sevdiği şeylerden uzak durmasıdır. Paskalya Hristiyanlara göre en önemli günlerden birisidir. Cuma çarmıha gerilen İsa Pazar günü dirildiği için o gün onlar için çok önemlidir. O gün et yemezler ya da sevdiği şeyleri yemezler.
  • Diğer bir ayin Evharistiya ayinidir, İsa Mesih’in kanını temsil eden şarap ve son akşam yemeği olan ekmeği Pazar günü tüketirler.
  • Hristiyanlığı anlamak için Yahudiliği bilmek gerekir.
  • Yahudilik ve Hristiyanlığın şekillendirmesi din adamları sayesindedir. Kur’an’da direkt olarak Allah’ın emridir.
  • Hint dinlerinde orucun temel amacı ise insanda bulunun sekiz temel çakranın açılmasıdır. İnsanın ruhunu genişletmektir. Nefsi tezkiye ederek onun hakiki potansiyelini ortaya çıkarmaktır. Yeme- içme konusunda da ahimsa prensibi gereği hiçbir canlıya zarar vermemek adına et tüketmezler, hayvansal gıdalardan uzak dururlar.
Ön Okuma Metni:
Bahsi Geçen Eserler: 

 

Scroll to Top