Anadolu İlahiyat Akademisi

Geleceğin Akademisyenlerini Arıyor Projesi

Ders Raporu

Kıta Avrupası Felsefesi Okumaları II Grubu

Tarih:15 Aralık 2023 Cuma, 18:00       
Ders:Jean Luc Marion 
Hoca:Dr. Kadir Filiz
İşleniş:Yüz yüze , Online  kişi 
Özet:Hoca, Abdullah Yasir Can tarafından takdim edildi.

Ders içeriğe bağlı olarak işlendi.

Ders iki oturum olmak üzere ilki anlatım, ikinci oturum soru-cevap şeklinde işlendi.

  • Jean Luc Marion Hayatı, Eserleri ve Tarzı

Jean Luc Marion üçüncü kuşak fenomenologlardan sayılabilir mahiyette bir filozoftur. Kıta Felsefesinin hayatta olan en meşhur figürlerinden birisidir. Fenomenolog olmasının yanında aynı zamanda bir teologdur.

Fenomenlerin bölünmesinde bütün kayıtları kaldırmak ve metafizik olmayan bir tanrı idraki ve din tecrübesini fenomenolojide mümkün kılmaktır. Bu sebeple metodu Husserl ve Heidegger gibi isimlerden farklıdır. Marion’u kıta felsefesi içerisinde önemli bir fenomenolog kılan özellik budur.

  • Metafizik Tartışmaları ve Marion’un Metafizik Eleştirisi

Metafiziğin yeniden inşası tartışması canlı bir tartışmadır. Marion, Tanrı sorusu yalnızca metafiziğe mi aittir sorunuyla ilgilenmektedir. Bu konu Kantla başlayan Nietzsche’yle devam eden bir tartışmadır.

Heidegger, metafiziği biraz daha somutlaştırmaya çalışmaktadır. Marion metafiziği, genel anlamıyla var olan ve maddeden münezzeh ilk var olan hakkında şeylerin nasıl durduğunu eş zamanlı bir şekilde tanımlamaktadır.

Marion, Heidegger’in metafizik eleştirisi üzerinden Felsefe Tarihine bakmaya ve metafiziği tanımlayıp onun üstesinden gelmeye çalışmaktadır.

  • Marion’un Felsefe Tarihi’ndeki Tanrı Anlayışlarına Getirdiği Eleştiri ve Yenilikler

Marion Tanrı’yı daha farklı düşünülüp düşünülemeyeceği meselesi üzerine eğilmiştir. Bu sorun Heidegger’de de Nietzche’de de ele alınmamaktadır. Marion’u da orijinal yapan unsur budur.

Nedensellik, etkin gerçeklik, faillik gibi kavramların tanrı fikrini donuklaştırdığını ve bir kurguya dönüştürerek tanrıya bir fonksiyon yüklediğini söylemektedir. Kendisi bu durumu “kavramsal putperestlik” olarak tanımlamaktadır. Felsefecilerin tanrısını putperestlikle eleştirmiştir. Bu sebeple Marion Tanrı düşüncesinin işlemediği düşüncesiyle metafiziğin sonunun geldiğini ve Tanrı fikrinin makul olmadığını düşünmektedir.

Husserl ve Heidegger’deki fenomenin tanımını baştan düşünülmesi gerektiğini düşünmektedir. Fenomenlik tanımı, tanrıyı bir fenomen olarak görmemize izin vermediği için fenomenin nasıl tecrübe edildiğini ve tecrübe eden özneyi de tekrar düşünüp tanımının revize edilmesi gerekmektedir.

Heidegger’in tanrıyı varlık kategorisinin altında düşünmesini eleştirerek varlığın üzerinde yani varlıksız tanrı fikrini ortaya atmıştır. Tenzihten münezzeh bir tanrı olabileceğini söylemektedir.

Marion’a göre tanrının bir fenomen olarak tecrübesi “doygun fenomen” ile olur. Metafizik olarak düşünmeden tanrıyı ancak bu şekilde düşünülebilir. Doygun fenomen görü bakımından aşırı, fazla bir şekilde verilen ve bilincin tam da kavrayamadığı, karşısında âdeta âciz düştüğü fenomendir.

Sonuç olarak Marion, imkânsız görülen ve fenomen olarak algılanmayan şeyleri fenomenolojide nasıl düşünebileceğimizi vurgulamaktadır. Böylelikle fenomenolojide bunları tecrübe etmeyi muktedir hale getirmekle uğraşmaktadır.

Soru cevap oturumunun ardından ders bitirildi. Öğrencilerin derse ilgi düzeyleri ve katılımları normal düzeydeydi. Ders işleyiş ve gidişat planlanan gibiydi. Yalnızca soru-cevap oturumu planlama dışıydı. Fakat işleyişe engel bir durum bulunmamaktadır. 

Ön Okuma Metinleri:
  • Jean-Luc Marion, The Visible and the Revealed, ss. 18-48, 49-65
Bahsi Geçen Eserler: 
  • Jean-Luc Marion, God Without Being
  • Jean-Luc Marion, Reduction and Givenness
  • Jean-Luc Marion, Being Given
Scroll to Top