Prof. Dr. Hakan TÜRKÇAPAR | Psikoloji Klasiklerini Okuma Yöntemi

 

 Anadolu İlahiyat Akademisi

Geleceğin Akademisyenlerini Arıyor Projesi

Ara Kamp Ders Raporu

 

Klasikleri Okuma Yöntemi Grubu

Tarih:30 Ocak Salı 14:00
Ders:Psikoloji Klasiklerini Okuma Yöntemi
Hoca:Prof.Dr. Hakan Türkçapar
İşleniş:_
Özet:Dersin başında tanışma yapıldı. Hocamız dersteki öğrencilerin alanlarını ve bölümleri hakkında sohbet etti. Ders psikolojinin zaman içerisindeki gelişimine paralel olarak gitti ve ders sonunda birkaç soru cevap yapıldı.

Psikolojinin kurucusu olan William Wuntt kendi döneminde düşünce üzeriine deneyler yapmıştır. O sırada pek çok data var ve bunlar arasından psikolojik olanı seçmek deneyin kendisini belli etmesine dayalı. Algıyla düşünceyle ilgili deneyler yapılıyor.

Daha sonra Freud geliyor kendisi  psikanalizin kurucusu. Tıp doktoru aynı zamanda. Sonra nöroloji ihtisası yapıyor ve temel nörolojik çalışmalar yapıyor. Kliniğe yöneliyor ve o dönemin hakim kuramlarından Newton fiziği ve evrim kuramını alıp bir anlamda insan psikolojisine uyarlıyor. İnsan varlığını ve neslini devam etmeye çalışan bir varlık. Burada saldırganlık ve cinsellik karşımıza çıkıyor. Freud insanın eylemlerinin bu iki kavrama hizmet ettiğinin söyleyerek bunların eksikliği sonucu hastalıkların çıktığını söylüyor.

Freud insanın yaptığı çoğu şeyin bilinç dışı yaptığını söyler. Saldırganlık ve cinsellik ile ilgili, dürtüler benliği harekete geçirir der.O insan eylemlerinin hepsinin altında tersi bir şey olduğunu söyler.Ona göre bir dürtü ne kadar kabul edilirse o kadar tersi çıkar.

Freudun kitaplarını okurken o dönemki şartları ve bilimi göz önünde bulundurarak okumamız gerekiyor.

Daha sonra nesne ilişkileri kuramı gelmiştir. Özellikle psikanalize de karşı çıkan Con Bowlby bağlanma kuramı ortaya çıkmıştır.Bunda ikinci dünya savaşı çok fazla yetim çocuk kalması ve bu çocukların ölmesi ve gelişme geriliği yaşaması gözlemlenmiştir.

Bağlanma;

  • Çekingen bağlanma
  • Kaygılı bağlanma
  • Sağlıklı bağlanma şeklinde 3 e ayrılır. Bunlar yetişkin hayatta da etkileri görür. Çekingen olan ileriki hayatta da geri planda duruyor kaygılı olan ise beni bırakıp gider mi düşüncesinde olduğu gözlemlenmiştir.

 Burada Erik Erikson psikososyal evreleri önem atfeder.

Davranışçılık;Doğal bilimlerle aynı yönde insan psikolojisi için de aynı yöntemi kullanılmasını söyler. Kişinin davranışı ile ortamla arasındaki ilişkilere bakılıyor ve zihinde olanın pek bi önemi olmadığını söylerler. Davranışçılığın esas yükselmesi ikinci dünya savaşı sonrasında olmuştur. İkinci dünya savaşını çıkaran Hitler sadece Yahudileri değil yaklaşık 1 buçuk milyon hastalığı olan kişileri de öldürüyor. İnsanda doğal olarak yok etme ve öldürme psikolojisinin olduğunu söylüyor psikanalizciler davranışçılar da buna karşı olarak yükselişe geçiyor.

Bilişselcilik üzerinde duruldu.

Genel olarak psikoloji diğer alanlara göre herkesin kendinde hak gördüğü bir alan. Bu konuda seçici davranmamız gerekiyor. Bu alandaki bolluk ve zenginliğin yanında bir kirlilik de var. Günümüzde ihtiyaç olan daha okur araştırmacı olması gerekiyor. Bizim bunlara eleştirel yaklaşmamız gerekiyor.

Uygulamalı bilimlerde pozitivizm geçerlidir. Çok eleştirilen bir kuramdır ama iş yapma açısında en sağlam kuramdır.

Birbiriyle kesişmeyen alanlar: din anlamla ilgili dünya neden var biz neden varız ahlakla ilgili bilim ise dünya ve varlık üzerinde dolayısıyla bunların ortak bir paydada buluşturulmasına gerek yok. Bilimin verileriyle dinin verilerinin çakışması değil de bilim adamıyla din adamının çatışmasıyla ilgilidir. Yazan kişinin biyografisine bakmamız gerekir.

Ön Okuma Metni:Ön okuma metni verilmedi.
Bahsi Geçen Eserler: Küçük Hans/ Freud

Hayrettin Kaya /Rüyalar

Doğan Cüceloğlu/ insan ve davranışı

Orhan Öztürk / Psikianaliz ve Psikoterapi / Psikiyatri 

Kendiliğin Yeniden Yapılanması/ Heinz Kohut

 

Scroll to Top