Prof. Dr. Hayri KIRBAŞOĞLU | İlmihal Dindarlığı

 

 

Anadolu İlahiyat Akademisi

Geleceğin Akademisyenlerini Arıyor Projesi

Ders Raporu

2. Sınıflar  

Tarih:17 Şubat 2024, 11.00
Ders:İlmihal Dindarlığı
Hoca:Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu
İşleniş: Yüz Yüze 9

 Online 9

Özet: Genel hatlarıyla İslami ilmihal geleneğinin içeriğinden bahsedildi. Hayri Kırbaşoğlu ‘Ahir Zaman İlmihali’ adlı kitabı niçin yazmaya ihtiyaç duyduğu üzerinde sıkça durdu. Günümüz şartlarında klasik ilmihal geleneği, şimdiki yeni düzenin yeni sorunlarını da göz önünde bulundurularak yeniden gözden geçirilmelidir vurgusu sıkça yapıldı. 

Dersin Özeti

  • İlmihal kültürü bu topraklara özgü bir kültürdür.
  • Klasik ilmihal geleneğinin değerlendirilmesinin sebebi, klasik ilmihal dindarlığının Kur’an’ın istediği insan tipini yetiştirmek için yeterli mi ve bugün kabul ettiğimiz gelenek bunun için uygun olup olmadığını tespit etmekti. 
  • Kur’an’ın istediği insan tipi, Kur’an’dan beslenen, inanç düşünce ve eylem planında Kur’an’ın öğretisini merkeze alan, modernitenin meydan okumalarına cevap verebilen ve bunlarla hesaplaşabilen insan tipidir. Bu hedefi gerçekleştirme bakımından ilmihallerin yeterli olup olmadığı incelenmelidir. İlmihaller bu hedefe ulaşmak için yeterli değildir çünkü bu ilmihaller kendi döneminin şartlarına göre yazılmıştır ve çözümüne de ulaşılmıştır. Yani tamamen tarihsel şartlar altında yazılan bir eseri tüm zamanlar için aynı formdaki haliyle geçerli kılmaya çalışmak, mümkün değildir.
  • Mesela Ömer Nasuhi’nin ilmihalinde namaz oruç gibi ibadetlerde ayrıntı denilebilecek bilgilerin çok fazla olmasının yanında ahlak konusu hiç geçmez.
  • Ahmed Hamdi Akseki ise kendi döneminin pek çok ihtiyacını gideren ve döneminin pek çok modern tartışmalarıyla yüzleşebilen bir ilmihal kaleme almıştır. Müslümana Büyük İlmihal, dikkatlerden kaçan ama büyük ölçüde önemli olan bir ilmihaldir. 
  • Bireysel, toplumsal ve küresel ölçekte İslam budur diyebileceğimiz bir ilmihal bulmakta zorlandığı için Hayri Kırbaşoğlu yeni bir ilmihal kaleme almıştır. Bu kitap, Kur’an’ın istediği insan tipini doğru bir hiyerarşik sırada vermenin yanında, klasik ilmihal dindarlığı alternatifine kırılma yaratması ikinci bir amaçtı. 
  • İlmihaller büyük ölçüde İslam’ın şartı beştir anlayışı üzerine kurulmuştur. Bu bilgi Kur’an’da olmamasına rağmen ilmihaller bunun üzerine bina edilmiştir. İslam’ın şartları yoktur. Kur’an ve sünnetteki olmazsa olmaz unsurların hepsi şarttır. 
  • Dünya düzeni, toplumsal konular, siyasi ve ekonomik gelişmeler, tüketim, estetik gibi modern dünya sorunları da artık ilmihallerimize girmelidir. Çünkü zamanın kültürü değişmiştir. Geleneksel İslam’ın geniş, kuşatıcı anlayışından bireysel dindarlığa, bireysel dindarlığın da İslam’ın 5 şartına indirildiği anlayışı tekrardan geniş, kuşatıcı anlamına geri döndürmeliyiz.
  • İmanın sosyal boyutunu maalesef Müslümanlar kaybetti. Bireysel sorumluluklar gündeme daha fazla geldiği için bu kısım geri planda kaldı. Ama bakıldığı zaman İslam, emek sömürüsünü, toplumsal adaletsizliği yok etmek için gelmiş bir dindi. Mekke toplumu adil olsaydı Kur’an inmezdi.
  • Yalnızca bireysel ibadetleri yerine getiren ama toplumsal görevini ihmal eden bir kişi, İslam’ın hedeflediği insan tipi değildir. Böyle bir insan yalnızca tarihin pasif bir öznesi olur, tarihin akışını başkaları belirler. Ama İslam’ın istediği insan tipi, yeryüzünde adaletin, eşitliğin, özgürlüğün egemen kılınmasını sağlayan, olayların pasif öznesi değil bizzat aktif öznesi olan insan tipi yetiştirmektir.
  • Temel kurucu ilkeler, metafizik alan (imanın şartları); Ahlaki ilkeler alanı (adalet, eşitlik, toplumsal dayanışma.); Ritüeller alanı, (ibadetler); Normatif düzenlemeler alanı; İslam’ın 4 temel hiyerarşik önem ve konu sıralamasıdır. Bu şema aynı zamanda Kur’an’ın dünya görüşünün öğretim aşamasını da bize gösterir. İlmihaller de ise ibadetlerin vurgusundan diğer değerler geri planda kalıyor. Hiyerarşik düzenin yer değiştirmesi uzun vadeli çözüm getirmez. 
  • İbadetin nasıl yapılacağı ile alakalı onlarca bilgi varken, niçin yapıldığı ile alakalı bilgi ilmihallerde yoktur
  • Klasik ilmihallerimizde ibadetler geniş yer tutarken diğer konular göz ardı edilmiştir. Ubudiyye, kulluğun tapınma tezahürleridir. Müslümanların Müslüman bilinci ile yaptığı her şey ibadettir. Kulluk, Allah’a kul olma sözü vermek, ve onun insanlar için çizdiği yoldan ayrılmamaktır. İbadetler, metafizik kurucu ilkelerin pekiştirilmesidir. Bu sebeple asıl ilkeleri anlamadan yaptığımız ibadetlerin anlamı yoktur. 

Özet

Allah’ın adının en çok anıldığı ülkelerde adil yönetim son sıralarda ise biz bir şeyleri yeniden gözden geçirmeliyiz. Hem yargı, hem sosyoekonomik adaleti yeniden gözden geçirmeliyiz. Mekanik, şekilci, ne Kur’an’da ne sünnette karşılığı olmayan, anakronik dindarlığı doğuran, ayrıntılardan ibadetin özünü unutturan geleneksel ilmihal dindarlığı bu yüzden yeniden revize edilmelidir. İlmihal geleneği güzel bir gelenektir, özet halinde bize genel hatları verebilir ama geleneksel ilmihal geleneğine yönelttiğimiz eleştiriler çerçevesinde bu klasik bilgilerin yeniden revize edilmesi de günümüz için şarttır. 

Ön Okuma Metni:
  • Hayri Kırbaşoğlu, İlmihal Dindarlığının İmkanı Üzerine
  • Hayri Kırbaşoğlu, Dini Yyıncılıkta İlmihaller ve Temel Dini Bilgiler Meselesi
Bahsi Geçen Eserler: 
  • Ömer Nasuhi, Büyük İslam İlmihali
Scroll to Top