Prof. Dr. İlhami GÜLER | İnanç ve Akaid Ayrımı

 

Anadolu İlahiyat Akademisi

Geleceğin Akademisyenlerini Arıyor Projesi

Ders Raporu

2. Sınıf Ders Grubu   

Tarih:21 Ekim 2023, 11.00
Ders:İnanç ve Akaid Ayrımı 
Hoca:Prof. Dr. İlhami Güler
İşleniş:Yüz yüze 10

Online 17

Özet: Ders tek oturumda işlendi. Akide, iman, inanç kavramları ve tarihteki tezahürleri üzerinde sıkça duruldu. Geleneksel Sünni anlayış ile olması gereken Kur’an anlayışı arasındaki farklılıklara değinildi. 

– Akide ve iman aynı olgular değildir. Ama inanç ile akide birbirinin yerine kullanılabilir. 

Akide;  bağlanma, düğüm demektir. Her dinin akideleri vardır ve birbirinden ayrıdır. Mesela Şiilikte imamet, iman ilkesidir.

– Akaid, o dine ait en temel inanç esasları demektir. Alt basamak olarak mezheplerin akaidleri de olur ve birbirinden farklıdır. 

– Sünnilikte itikad ilkeleri altı iken Mutezilede beştir. Sünnilikte üç iman ilkesi; tevhid, mead ve nübüvvettir.

– Bir insanın bilme yetilerinin; yani 5 duyusu, mantığı, ahlaki duygulanımı ve sezgilerinin toplamı aktif olarak çalışırsa iman tam olarak gerçekleşir. İman bu sebeple dinamik bir süreçtir.

Duygusal yeterlilik yasaları yani korku, şükran, hayret, huşu, hubb, tevekkül gibi Kur’an’i kavramlar bir insanda aktif olarak çalıştığında iman oluşur.

– Kur’an’da epistemolojiyle ahlak iç içedir. Kur’an bu sebeple Allah’a iman etmeyi ilimle özdeşleştirir. 

– Duygusal yeterlilik yoksunluğu oluştuğunda sadece zihinsel tasdik kalır ve akideler de bu şekilde oluşur. Onlar da kesin inanca dönüşür ve kanaat olarak kalabilir. Akideler,  hayata etki etmeyebilir ama iman insanı daima aktif bir şekilde eyleme iter. İman ile akide arasındaki fark da budur. 

– İmana canlı insan, akideye cenaze diyebiliriz. İkisi de aynı insandır fakat biri daima aktif ve canlıdır. Buzla sıcak su arasındaki ilişki de imanla amel arasındaki ilişkiye benzer. Buz da sıcak su da aynıdır ama halleri farklıdır ve buz değer üretmek zorunda değildir.

– İman zorunlu olarak amel doğurur. Ama akide amel doğurmak zorunda değildir. Akide dogmadır,  kesin inançtır ve aktif olmak zorunda değildir. 

– İman amel ilişkisi tarihte Hariciler ile Sünniler arasında bir tartışmaya yol açmıştı. Hariciler, iman ile ameli iç içe kabul etmişlerdir. Onlara göre ameli olmayan insan büyük günah işlerse cehennemliktir. Daha sonra gelen Mürcie, iman ve ameli ayırmıştır.  Hariciliğin yarattığı terörü ortadan kaldırmıştır ama problem olarak yeni bir şey de ortaya koymuştur. İtikadı iman olarak kabul etmeleri, bu sebeple amel olsa da olur olmasa da olur, tasdik yeterlidir diyerek Sünni anlayışın temellerini oluşturmaları açısından yeni fakat olumsuz anlamlar üretmişlerdir. 

– Tasdik imanın başlangıcıdır. Ama tasdikten sonra iman olmalıdır, sonra da amele dönüştürmelidirler. Çünkü iman ile amel arasındaki ilişki zorunlu bir ilişkidir. 

– Erken dönem tartışmalarında ilk sorun itikad ve imanın aynı kabul edilmesiydi. İkinci amel ve iman arasındaki ilişkinin mahiyetiydi.

– Mutezile, ara yolu bulmaya çalışmıştır ve onlar için de tasdik yeterlidir. Ama amel zorunludur.  – Mutezili için adalet ve merhamet Müslüman kimlik oluşturulması için yeterlidir.

Hucurat 14, ‘Göçebe Araplar “İman ettik!” dediler. De ki: “Siz (henüz) iman etmediniz ama ‘Teslim olduk!’ deyin! (Çünkü) iman henüz kalplerinize yerleşmedi. Allah’a ve Elçisine itaat ederseniz (Allah) işlerinizden hiçbir şeyi eksiltmez.” Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.’ itikat ile imanın ayı şeyler olmadığını bize belirtir. 

Tasdikte artma eksilme olmaz. İmanda artma eksilme olur. İmanı arttıkça da ameli artar, imanı azaldıkça ameli azalır. 

İman, yanlış ameli doğurabilir. 

Dogmatizm, miras anılanın mutlak doğru sanılması sonucu ortaya çıkar.

Takva, sürekli teyakkuzda olma, iman ve ahlak konularında sürekli korku ve ümit arasında olma halidir. Takva hermenötiği, budur.

Samimiyet ve iyi niyet amel ve imanın kurtulması için gerek şarttır ama asla yeterli değildir. Sünnilikte ve ilmihalde ameller niyetlere göredir. Bu yanlıştır. İlmihal Dindarlığı, takva hermenötiğini bıraktırır. Belirli bir paket içinde her şeyi sunar, o sınırların dışında bir şeyle karşılaştığınızda ne yapmanız gerektiğinin reçetesini size vermez.

Asr suresi Müslüman kimliğinin özetidir ve İslam budur. 

Ön Okuma Metni:
  • İlhami Güler, İtikattan İmana, s 7-40
Bahsi Geçen Eserler: 

 

Scroll to Top