Prof. Dr. Müfit Selim SARUHAN | İbadet Fenomenolojisi ve Ahlak

 

Anadolu İlahiyat Akademisi

Geleceğin Akademisyenlerini Arıyor Projesi

Ders Raporu

2. Sınıflar   

Tarih:9 Mart 2024, 11.00
Ders:İbadet Fenomenolojisi ve Ahlak
Hoca:Prof. Dr. Müfit Selim Saruhan
İşleniş:Yüz yüze 9

Online 7

Özet: Genel çerçeve: Müfit hocamız öğrencilerimize iyi bir akademisyenin sahip olması gereken temel özelliklerden bahsederek giriş yaptı. Dersin içeriğinden ziyade, öğrencilerin hedeflerine ulaşırken yapması ve yapmaması gereken ahlak kurallarına değinildi. 

Dersin özeti: 

  • İyi bir akademisyen her şeyden önce en güzel okuyandır. Dünyada en çabuk kapatılan açık bilgi açığıdır. 
  • İnsan neyi aramaktadır? Kendini mi? Niçin? Nasıl?
  • Akademisyen, hayatı, bilgiyi, anlamı ve her şeyi, herkesin az bildiği şeyi detaylı bilendir. Bilinmeze giden yolda bilgi yolunu açandır. 
  • Gözlem, iyi bir akademisyenin diğer özelliğidir. İçine bakışı derin olanın dışa bakışı keskin olur. İçimizde olan ne var ki dışımızda da olmasın?
  • İnsan dışarıyı içini taklit ederek oluşturur. Bilgi, edebiyat, ahlak, sanat; dışarıda gördüğümüz her şeyin içimizde anlam ve değeri vardır. 
  • Kendimizi tanımak evreni tanımaktır. (Kendini bilen Rabbini bilir, Rabbini bilen kendini bilir.)
  • Kendimizi bilmek ne anlama gelir? Kendini bilme, kendini dinleme. Ne istiyorum, ne isteyebilirim, ne istememeliyim?
  • Başkalarının özgürlük alanına müdahale ediyor muyum?
  • Ne zaman yeni bir şey söyleme heyecanına sahip olabilirim?
  • İyi bir akademisyen, iyi bir yazma tekniğine sahip olmalıdır. İyi yazmak için iyi okumak, iyi gözlemlemek ve canımızdan can koparırcasına yazmak gerektir. İyi bir akademisyenin her şeyi duymama özgürlüğü yoktur, her şeyi kullanma zorunluluğu yoktur.
  • Felsefede insanın elinden geldiğinde Tanrı’ya benzeme çabası vardır. Ne kadar mümkündür bu ve nasıl olmalıdır? Düşünmek Tanrı’ya en benzeyebileceğimiz fiil. Tanrı’nın düşünmesi Tanrı’nın yaratmasıdır. İbn-i Sina düşünmeyi, insanın bilmeyi isteme çabası olarak tarif etmiştir.
  • Etimoloji bilmek insanı rahatlatır ve güçlü kılar. Yargıları düşünmeden önce hangi anlamda kullanıldığını düşünmeliyiz. İyi bir akademisyen sözlere karşı olduğu gibi yazılara da temkinli yaklaşmalıdır. 
  • Öğrenme cesaretine sahip olmalıyız. 
  • Burhan, retorik, mugalata ve şiir. Mantıktaki beş kademe bizim bakış açımızı şekillendirmelidir. Perspektifleri önemsemeliyiz.
  • İbadet, kulluk olarak çevrilir ama bu dar bir anlamdır. İbranice’de çalışmak, çabalamak olarak çevrilir. 
  • Dinler ‘kulluk bilinci’ vardır. Genellikle buradan negatif bir anlam çıkarılır. 
  • İnsan anlam ve değeri diğer insanlarda ve çevresinde ararsa yorulur. Anlam yaratıcıdadır. Sağa sola savrulmadan yalnızca ona dönmeliyiz.
  • Her dinin üç boyutu vardır: İman, ibadet ve ahlak. İman, bilmeyi içerir. Biz bildiğimiz için inanıyoruz. İman epistemik bir değer üzerine durmalıdır. İman bir anlam arayışını ve değerini ifade eder. Hepimiz durduğumuz yerden hayatı anlamlandırırız. İman teorik aklımızdır. 
  • En absürt bilgide dahi hakikatten bir parça vardır. 
  • Her zaman ve zemin, her olay ve problem zamanına göre değerlendirilmelidir. 
  • Bilgi, suje ile obje arasındaki ilişkidir.
  • Yahudilik, neye inanmamızı söyleyen bir din değildir. Ne yapmamızı söyleyen bir dindir. Tanrı ile üstenci bir bakış açısıyla konuşur. 
  • Hristiyanlıkta neye inanmamız gerektiğinin bilgisi vardır, ne yapacağımız ile ilgili bir değer ve gösterge yoktur. Sev der. 
  • İslam, amenu ve amilu diye seslenir. Teorik ve pratik akla aynı anda seslenir. Çünkü bilgi, aksiyon gerektirir. 
  • İbadet, bize empoze edilen bir şey değil, içimizde dışarı taşan bir hissediştir. 
  • Namaz, zahiren beden eğitimidir. Manen baktığımızda sonsuz ruhumuza yeni dünyalar açarız. Hamd bir kararı ifade eder. Kim ham eder? Kendini okuyabilen. Kur’an hamd ve okuma ile başlar. Okuma hamd, hamd okumadır.
  • Ahlak, dinler için bir anlatı gücünü sağlar. Ahlak ne kadar geniş olursa olsun, o dinin ilmihalini kabul etmediğimizde kabul görmeyiz. Hiçbir din, ahlak şemsiyesi altında olmadan inanan bulamaz. Ahlak da, din sayesinde daha çok yaptırım gücü kazanır. 
  • Eylemlerimizi iyi ya da kötü kılan eylemin kendisi değil, arkasındaki niyetlerimizdir.
  • Fenomenoloji, özü bulma çabasıdır. Görünenin arkasındaki özü, hikmeti bulma çabasıdır.
  • Hikmeti sorgulamalıyız. Hikmetinden sual olunmaz bakış açısı hikmete ulaşmamızı engeller.
  • İbadet fenomenolojisi de ibadetlerimizin görünen boyutları ve bunun arkasındaki gerçek bakışları anlamaktır. 
  • Fenomenolojiyi hikmetle birlikte aramalıyız. 
Ön Okuma Metni:
  • Mehmet Bayraktar, İslam İbadet Fenomenolojisi
Bahsi Geçen Eserler: 
  • Bertrand Russell, Neden Hristiyan Değilim
  • İslam Düşüncesinde İstiare (Metafor)
  • İnsan ve Ahlakın Doğası Üzerine

 

Scroll to Top